fbpx
Turkish Türkçe
Giriş
x
veya
x
x
Kayıt
x

veya

social facebook social twitter instagram WhatsApp iletişim numaramız: +90 552 322 82 62

Sağlık Bilgileri & Makaleler

Uzmanlardan Diş Tedavileri, Estetik & Güzellik, Göz Tedavileri, Saç Tedavileri ve diğer birçok sağlık alanlarında faydalı bilgiler.

AZOSPERMI

Spermiogram yapıldığında menide hiç bulunmaması durumudur. Azospermik erkekler, iki ana başlık altında değerlendirilir. Sperm yapımının olduğu fakat yukarıdaki sebeplerin bazıları nedeniyle sperm taşıyan kanallarda tıkanıklık ya da doğuştan bu kanalların olmadığı durum, tıkanıklık (obstrüktif) azspermi olarak adlandırılır. Bu erkeklerin hormonları ve genetik yapıları incelendiğinde normal bulunurlar( kistik fibrozis geni mutasyonu olan erkekler hariç). TESE, TESA gibi cerrahi yolla sperm rahatlıkla elde edilerek, mikroenjeksiyon tüp bebek yöntemi ile gebelik elde edilebilir. Tıkanıklığa bağlı olmayan (Non-obstrüktif ) azospermide, testislerde sperm yapımı yoktur veya testiste lokal alanlarda çok az sperm yapı vardır. Bu hastalara mikro-tese yöntemi uygulanarak sperm yapım alanları aranır ve bulunabilirse mikroenjeksiyon tüp bebek için kullanılır. Böylece normal yollardan baba olma şansı olamayan erkeklerin de bu mutluluğu yaşaması sağlanabilir.  
  6817 Tıklanma
  0 yorum
6817 Tıklanma
0 yorum

AĞRILI ADET GÖRMEK

AĞRILI ADET GÖRMEK, ENDOMETRİOZİS VE ENDOMETRİOMADA (ÇİKOLATA KİSTİ) ENSIK GÖRÜLEN BELİRTİLERDEN BİRİDİR. Ağrılı adet görme (dismenore )dediğimizde; beklenen adet gününün hemen öncesinde ve adet sırasında, ağrı kesici kullanmadan geçmeyen ağrılar aklımıza gelir. Adet kanaması sırasında, endometrium adı verilen en iç tabaka kanama ile beraber atılır. Adet döngüsünün başında hormonal uyarımlarla, oluşabilecek bir gebeliğin yerleşebilmesi için Rahim iç tabakası yeniden kalınlaşır ve kan damarlarından zengin hale gelir. Bu her adet döneminde tekrarlanan bir durumdur. Ağrılı adet görme deyince öncelikle bu durumun, ilk adet görmeye başlanan yaştan beri mi, yoksa sonradan ortaya çıkan bir durum mu olduğunu ortaya koymamız iyi olur. Çünkü primer amenore dediğimiz, ilk adet yaşından beri olan ağrılı adet görme genellikle anatomik farklılıklara bağlı olmakla birlikte, sekonder dismenore dediğimiz, daha önce ilaç kullanmayı gerektirmeyen şiddette ağrı ile ya da tamamen ağrısız bir şekilde adet gören kadının, bir zaman sonra giderek artan bir şekilde ağrı ile beraber adet görmesidir. Sekonder dismenore...
Devamını okuyun
  4783 Tıklanma
  0 yorum
4783 Tıklanma
0 yorum

DÜŞÜKLER (ABORTUS)

Aslında hamilelik kendi başına mucizevi bir olaydır. Düşükler de bu mucizenin kötü sonuçlarından biri olarak karşımıza çıkar. Hamileliğin görülebilmesi için, pek çok olayın arka arkaya belli bir düzende takip etmesi gerekir. Bu olayların oluşmasındaki bozukluklar ya hamileliğin ortaya çıkmamasına ya da düşükle kaybedilmesine neden olabilir. Düzenli olarak 28-30 günde bir adet gören bir kadında, yumurtalıktan yumurtanın atılması 12-16. Günler arasında olur. Eğer bu dönemde bir cinsel ilişki olursa, spermle yumurta Fallop tüpleri adını verdiğimiz, yumurtalıklar ve rahim arasındaki tüplerin içinde karşılaşarak döllenme gerçekleşebilir ve hamilelik ortaya çıkabilir. Hamileliğin oluştuğunu genellikle beklenen adet gününde adet kanamasının olmaması ve yapılan kan veya idrar testinde hamilelik hormonunun yükselmiş olarak bulunmasıyla tespit ediyoruz. Bu durum çoğu ailede sevinç yaratırken bazen kulaktan duyma bilgiler, düşük yapma korkusu ile hayatımızı anlamsız yere kısıtlamamıza neden olabiliyor. Düşük tıbbi terimiyle abortus; anne karnındaki bebeğin 5 ayı doldurmadan ya da 500 gr ağırlığa ulaşmadan kaybedilmesi durumudur. İlk 3 aydan önce...
Devamını okuyun
  4746 Tıklanma
  0 yorum
4746 Tıklanma
0 yorum

ERKEK İNFERTİLİTESİNDE İLK DEĞERLENDİRME SPERMİOGRAMLA BAŞLAR

Çocuk sahibi olmak, her isteyen çiftin en doğal hakkıdır. Günümüz koşulları çiftlerin bebek sahibi olmasını bazen biraz ertelemesine neden olabilir. Artık bir düzen kurulup da sıra çocuk sahibi olmaya geldiğinde, bir uzman görüşüne başvurulur. İşte o zaman hiç hesapta olamayan durumlar, çiftin kendi durumlarını tam anlayamamalarına neden oluyor. Bundan 10-15 yıl önce kısırlığın sadece kadına has bir durum olduğu kabul edilirken, infertilite konusunda bilginin artmasıyla erkeğin önemini gözler önüne sermiştir. Çocuğu olmadığı için ya da istenen cinsiyette çocuğa sahip olunamadığı için sorumlu tutulan kadın, artık biraz olsun sorumluluğu kocasıyla paylaştığının farkında. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki çocuğu olmayan çiftlerin %30 u kadına bağlı nedenlerle, %30 u sadece erkeğe bağlı nedenlerle, %20 si hem kadında hem de erkekte olan nedenlerle, %20 si de hiçbir neden bulunmaksızın infertilite, kadın hastalıkları ve üroloji doktorlarının kapısını çalıyor. Yavaş yavaş değişmekle birlikte hala, çocuk isteyen çiftlerde önce kadın doktora gidiyor, testler yaptırıyor. Kadındaki testler normal çıktıktan sonra...
Devamını okuyun
  5917 Tıklanma
  0 yorum
5917 Tıklanma
0 yorum

Bel Fıtığı Nedir?

Bel fıtığı kısaca omurgayı meydana getiren omurların arasındaki yumuşak yastıkçıkların fıtıklaşmasıdır. İnsan vücudunda toplam 33 omur (Vertebra) vardır. Boyundaki ilk 2 omur dışında boyun (7 omur) sırt (12 omur) ve bel (5 omur) bölgesindeki bu omurların arasında bulunan ve en önemli görevi yük emici olan “Disk Dokusu” bulunur. Bu disk dokuları sert bir kapsül yapısında olan dış bölüm ile jölemsi kıvamda olan iç bölümden meydana gelir. Sert dış kapsülde zamanla oluşan aşınmalar sonucu içerisindeki jölemsi yapının dışarıya çıkması bel fıtığı olarak adlandırılır. Bunun oluşması için önce diskte hasarlanma oluşmalıdır. Bu durum kendini bel ağrısıyla gösterir. Dolayısıyla bel ağrısının, bel fıtığının hem belirtisi hem de habercisi olabileceği akılda tutulmalıdır. En sık 4. ve 5. bel omurlarının arasındaki disk dokusunda görülen bu durum başlangıçta bel ağrısına sebep olmakla beraber hastalığın ilerlemesiyle çevresinden geçen sinirlere baskı yaparak bacak ağrılarına motor kuvvette azalmaya (halk arasında değişik düzeylerde felç olarak bilinir), his kusurlarına ve küçük abdest...
Devamını okuyun
  40124 Tıklanma
  0 yorum
40124 Tıklanma
0 yorum

Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?

Boyundaki ilk 2 omur dışında boyun (7 omur) sırt (12 omur) ve bel (5 omur) bölgesindeki bu omurların arasında bulunan ve en önemli görevi yük emici olan “Disk Dokuları” bulunur. Bu disk dokuları sert bir kapsül yapısında olan ve onu çepeçevre sarmalayan dış bölüm ile jölemsi kıvamda olan iç bölümden meydana gelmektedir. Erişkin dönemde bu disk dokusunun beslenmesi sadece çevresindeki sıvının disk içine girip çıkması ile gerçekleşmektedir (Bunu bir süngerin üstüne bastırıldığında içindeki sıvının dışarı çıkması gevşek bırakıldığında ise çevresindeki suyu içine emmesi şeklinde canlandırabiliriz). Disk dokusu uzun süre bası altında kalır ise disk dokusu beslenemeyecek kuruyacak ve bu kuruma onu çepeçevre sarmalayan sert tabakada çatlaklara sebep olacaktır. Zaman içinde bu çatlaklardan içerideki yumuşak dokunun dışarı çıkmasına sebep olacaktır. Diskte fıtıklaşmaya sebep olan bu kurumanın birçok sebebi olmakla beraber önlenebilir sebepler arasında; Ağır yük taşıma Uygunsuz pozisyonlarda çalışma, Oturma ve uyuma alışkanlıkları Fazla kilolu olma Ani bir incinmeye maruz kalma Hareketsiz...
Devamını okuyun
  35935 Tıklanma
  0 yorum
35935 Tıklanma
0 yorum

ERKEKLERE YÖNELİK ESTETİK CERRAHİ GİRİŞİMLER

ARTIK GÜZELLEŞME SIRASI ERKEKLERDE HAYDİ BEYLER ARTIK SIRA SİZDE ! Milenyum modası, anti-aging ve metroseksüalite kavramlarının sıkça söz edilir olduğu günümüzde, genç ve güzel bir yüz, diri bir vücut, sadece kadınların değil erkeklerin de elde etmek istediği özellikler arasında yer almaktadır. İdeal yüz ve bedene kavuşma yolunda kişisel çabanın yetersiz kalıp Estetik cerrahinin imdada yetiştiği çağımızda, artık sadece kadınlar değil erkekler de estetik müdahalelere aday gösterilmekte. Estetik cerrahinin erkek nüfusu içinde hızla artan popülaritesine örnek olarak dünyada son iki yılda liposuction (yağ emme) uygulanan erkek hasta sayısının %82 oranında arttığı gösterilmektedir. Estetik cerrahinin erkekler arasında bu denli revaçta olmasının bir sebebi de günümüz toplumunda mesleki başarının genç ve dinamik bir görünümle adeta özdeşleşmesidir. 40’lı-50’li yaşlarda alttan gelen genç ekip tarafından rekabete zorlanan bir grup erkek için, kariyerlerine destek verebileceğine inandıkları bir yenilenme sürecinden geçmek hiç de fena bir fikir değil gibi görünmektedir. Peki böyle bir yenilenme sürecinden geçmek isteyen erkekler için...
Devamını okuyun
  7702 Tıklanma
  0 yorum
7702 Tıklanma
0 yorum

DOLGUN DUDAKLARIN CAZİBESİ

Yüzyıllardır her yaştan insan dolgun dudaklara sahip olmak için çaba harcıyor. Dolgun dudaklar, genç ve çekici bir yüzün adeta olmazsa olmazlarından...Mükemmel, öpülesi dudaklara sahip olabilmek adına hem kadınlar hem de erkekler yıllardır çeşitli yöntemlerin peşinden koşuyorlar; makyaj malzemeleri, destekleyici masaj yöntemleri, aletler, enjektabl ürünler...Bütün bu çeşitliliğe rağmen günümüzde ideal dolgu malzemesi arayışları halen sürmekte. Peki en uygun yöntemi nasıl belirleyeceğiz? Bunun yanıtı kişinin doğal anatomik yapısının detaylı bir değerlendirilmesinin yanısıra, özellikle kişisel tercih ve isteklerinin çok iyi anlaşılmasında yatıyor. İdeal olan , bu detaylı değerlendirmeyi yapacak kişinin, tüm yöntemler konusunda bilgi ve deneyim sahibi bir estetik- plastik cerrah olması...Böylelikle bu iş için kime gitmeliyim sorusunun yanıtı da verilmiş oluyor. Kişinin kendine özgü anatomik yapısının değerlendirilmesi, uygulanacak yöntem için yol gösterici. Dudak yapısı insandan insana değişmekle birlikte kabaca beş grupta toplanabilir. Bunlardan ilki, hem alt hem de üst dudağın ince, zayıf ve düz bir yapıda olduğu kişiler. Bu tip dudaklar, kalıtımsal özelliklere...
Devamını okuyun
  8583 Tıklanma
  0 yorum
8583 Tıklanma
0 yorum

MEMEYE YÖNELİK PLASTİK CERRAHİ GİRİŞİMLER

Memeye yönelik estetik ve rekonstrüktif girişimler plastik cerrahinin en önemli uğraşı alanlarından biridir.Özellikle son on yılda bu alanda çok ciddi gelişmeler olmuştur. Bu yazıda estetik ve rekonstrüktif meme cerrahisinde bugün sıklıkla uygulanan yöntemlerden bahsedilecektir. Her ne kadar rekonstrüktif meme cerrahisi sıklıkla meme kanseri sonrası organ kaybına uğramış hastalarda memeye benzer bir dokunun yeniden oluşturulmasını hedefliyorsa da arzu edilen sonuç sağlıklı memeye en yakın görünümdeki bir memenin oluşturulmasıdır. Memenin cerrahi olarak çıkarılması ve bunu izleyen radyoterapi veya kemoterapi döneminde hastanın temel kaygıları primer hastalığın tedavi edilmesi ve tekrarının önlenmesi gibi konulara yoğunlaşır.Bazı durumlarda bir yıla kadar uzayan bu dönem sona erip hasta tedavi öncesi yaşamına dönmeye başladığında beden imajının kabulünde az veya çok sorunlarla karşılaşır. Rekonstrüktif meme cerrahisi temelde ruhsal anlamda bu organ kaybının yarattığı travmayı azaltmaya yönelik bir girişimdir. Ancak meme kanserlerine yönelik tedavilerin başarı şansının giderek artması ve bunun sonucunda tedavi sonrası yasam süresisinin ve kalitesinin yükselmesi , kadınların sosyal...
Devamını okuyun
  11674 Tıklanma
  0 yorum
11674 Tıklanma
0 yorum

BU ENDOSKOP GÜZELLEŞTİRİYOR

Daha çok mide ve bağırsak rahatsızlıklarının teşhisinde kullanılan ve bir görüntüleme cihazı olan endoskop bu kez kadınları güzelleştiriyor. Yüz gençleştirmede botox ve dolgu gibi yöntemlere alternatif olarak gündeme gelen endoskopik yüz cerrahisi tek bir uygulama ile 10 yıllık gençlik vaat ediyor. Çok ince fiberoptik bir kanül sistemi olan endoskop ile yüzün gizlenebilecek bölgelerinden girilerek sarkmaların en yoğun olduğu bölgelere lokal olarak yağ dokusu transfer ediliyor. Kadınları aynalarla barıştıran yöntem ABD ve Avrupa’da iz bırakmaması nedeniyle en çok tercih edilen yöntemler arasında sayılıyor. Endoskopik yüz cerrahisi, Türkiye’de de bu yaz oldukça rağbet görüyor. İşte hep genç kalmak ve bakımlı olmak isteyen kadınların talep ettiği bu yöntemle ilgili olarak en çok sorulan sorular ve cevapları. Endoskopik yüz cerrahisi ile yüzde hangi kusurlar düzeltiliyor? Yaşlanmaya bağlı olarak yanaklar, alın ve çene bölgeleri ile orta yüz bölgesinde belirginleşen sarkmalar ve yağ doku eksiklikleri endoskopik yüz cerrahisiyle düzeltiyoruz. Bu işlem sırasında yüzün değişik bölümleri arasında yağ...
Devamını okuyun
  6554 Tıklanma
  0 yorum
6554 Tıklanma
0 yorum

Çoook yaşayın ama güzel yaşayın…

İnsanoğlu yüzyıllardır daha uzun yaşamak ve ölümsüzlüğü keşfetmek uğruna varını yoğunu harcamış ancak, ölümsüzlüğün iksirine bir türlü ulaşamamıştır. Tıp alanında 2000’li yıllara damgasını vuran ve gün geçtikçe önem kazanan konulardan biride hiç şüphesiz “antiaging tıp” yani yaşlanmayı önleyici tıp'dır. Yaşlanmayı önlemeyi hedefleyen fakat şu anki konumu ile ancak yaşlanmayı geciktirebilen yani sadece saati geri alabilen bir çalışma içinde olan “antiaging tıp” başta ABD, İngiltere ve Fransa olmak üzere gelişmiş batı ülkelerinde üzerinde en çok araştırma ve harcama yapılan konulardan biri haline gelmiştir. Özellikle ABD’de sağlık hizmetlerine ayrılan paranın %80’inin insanların yaşamlarının son iki yılına ait sağlık hizmetlerine harcanıyor olması, bu ülkenin konuya vermiş olduğu ekonomik önemi bir kat daha ön plana çıkarmaktadır. Çok sayıda tıp branşına ait hekimlerin bir uyum içinde birlikte çalışmasıyla vücuda gelen“antiaging tıp” ekibindeki en önemli görevi üstlenen gurup halk arasındaki tabirle “güzellik doktorları” yani Estetik ve Plastik Cerrahlardır. Yaşlılığın bir simgesi olan sarkmış ve kırışmış bir yüzün...
Devamını okuyun
  6794 Tıklanma
  0 yorum
6794 Tıklanma
0 yorum

Doğum Sonrası Estetik Cerrahi (Mammy Makeover)

Amerika da popüler olan adıyla “Mommy Makeover” ya da “Hamilelik Sonrası Estetik Cerrahi” konsepti genel olarak hamileliğin kadın vücudu üzerinde yarattığı geri dönüşümsüz etkileri hamilelik öncesi haline ve belki de daha iyi hale getirmek için hamilelik ve doğum sürecinden en çok etkilenen bölgeler olan karın ve memelere yönelik bir takım cerrahi yöntemleri içermektedir. Detaylı olarak bahsedilecek bu yöntemler, başlıca aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir: Hamilelik sonrası meme estetiği: Meme büyütme, meme dikleştirme ve meme küçültme/şekillendirme ameliyatları Hamilelik sonrası karın bölgesine yönelik ameliyatlar: Liposuction, deri fazlalığının/alt karın bölgesi çatlakların giderilmesi (mini abdominoplasti), tüm karın bölgesine yönelik germe ve göbek deliğinin yeniden şekillendirilmesi ( abdominoplasti). Hamilelik sonrası bel, basen, kalça bölgesine yönelik yeniden şekillendirme: Liposuction ve yağ enjeksiyonu girişimleri Hamilelik sonrası uyluk ve iç bacak bölgesine yönelik yeniden şekillendirme: Liposuction/ deri sıkılaştırma/ uyluk germe girişimleri Hamilelik sonrası genital bölgeye yönelik kozmetik girişimler: Dış genital bölgeye (labia minor/major) yönelik simetrizasyon/küçültme girişimleri, vaginal sıkılaştırma (cerrahi yöntem...
Devamını okuyun
  7552 Tıklanma
  0 yorum
7552 Tıklanma
0 yorum

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığı Boyundaki ilk 2 omur dışında boyun (7 omur) sırt (12 omur) ve bel (5 omur) bölgesindeki omurların arasında bulunan ve en önemli görevi yük emici olan “Disk Dokusunun” bazı sebeplerle hasarlanması sonucunda oluşan ağrılı bir hastalıktır. Disk dokusu sert bir kapsül yapısında olan ve onu çepeçevre sarmalayan dış bölüm ile jölemsi kıvamda olan iç bölümden meydana gelmektedir. Erişkin dönemde disk dokusunun beslenmesi sadece çevresindeki sıvının diskin içine girip çıkması ile gerçekleşmektedir. Disk dokusu uzun süre bası altında kalır ise beslenmesi bozulur ve hasarlanmaya başlar (Hasarlanmış Disk). Hastalar Bu dönemde özellikle çalışmakla artan bel ağrısından mustariptirler ancak ağrıları genellikle dinlenmekle ve basit ağrı kesicilerle geçer, bu dönemde ağrılar bacağa vurmaz uyuşmaya sebep olmaz. Hasarlanmış, sıvı içeriğini kaybetmiş bu disk dokusu iyileşme sürecine giremez ise çevre kapsülde kuruma başlar ve kuruyan bu kapsülde oluşan yarıklanmalardan yumuşak disk dokusu dışarı çıkmaya başlar (Taşmış Disk). Hastalar Bu dönemde özellikle çalışmakla artan bel ağrısından...
Devamını okuyun
  39166 Tıklanma
  0 yorum
39166 Tıklanma
0 yorum

CİLT TOPARLAMADA ‘D LIFT’ İPLİK DÖŞEMESİ

Henüz adı bile konulmamış, aslında hemen gözümüzün önünde olan ama birilerinin fark etmesini beklemiş, sizlere çok yeni gelebilecek bir yöntemden bahsetmek istiyorum. Biz “D-Lift İplik Döşemesi” diyoruz bu yeni yönteme. Rusya’da çok sevilmiş, “Altın İplik” denilmiş; Azerbaycan’da “Kızıl İplik,” Kore’de ise “V-Lift.” Genel tıp dilinde bakacak olursak “thred” yöntemlerinden biri şeklinde tanımlayabiliriz. Hali hazırda gözümüzün önünde derken, vücudumuzun bildiğimiz ameliyat ipliğine karşı verdiği olumlu tepkiden bahsediyorum. Hepimiz biliriz ki vücut, ameliyat ipliğini reddetmez; atmaz, kabullenir ve dokuların tutunmasını sağlar. Ancak cilt öyle bir reaksiyon verir ki dikişlerin çevresinde normalden daha sıkı bir doku oluşur ve bu sıkılık uzun bir süre devam eder. Özellikle sezaryen, apandisit, kesik gibi dikiş yerlerinde çok daha uzun bir süre gözlemlenir bu tepkime ve dokunulduğunda hissedilir. Ben burada belli süre sonra alınan ve cilt üst katmanında yer alan dikiş ipliklerinden değil, 8-10 ay boyunca dokuya desteğini sürdüren iç-dikiş ipliklerinden bahsediyorum. Bu iplikler iç organların dikişinde de kullanılabilen...
Devamını okuyun
  6965 Tıklanma
  1 yorum
Bu iletideki son yorum
www.turkiyede-tedavi.com
VASER Liposelection - Vaser Liposuction Op. Dr. Onur Çukurluoğlu önderliğinde VASER liposelection tekniği yağlanmanın fazla olduğ... Devamını Okuyun
Salı, 06 Aralık 2016 16:51
6965 Tıklanma
1 yorum

Bütünsel Cilt Gençleştirme

Evet, yakın bir zamana kadar gençleşmek diye bir kavram bile yoktu. Sadece imkânı olanlar, pahalı marka makyaj malzemeleri alarak daha iyi görünmeye, kusurları gizlemeye çalışırlardı. Ancak o korkulan an geldiğinde; yani makyaj silindiğinde -hangi psikolojide olurlar bilemem ama- gerçekten çok farklı görünürlerdi. Medyada belki görmüşsünüzdür, meşhur modellerin makyajlı ve makyajsız resimlerinin insanları nasıl hayrete düşürdüğünü. Artık teknoloji devrinde yaşıyoruz. Televizyon, tablet, cep telefonları yaşamamızın her alanına girdi. Teknoloji, tıp biliminin her dalında olduğu gibi estetik alanında da ilerledi ve bu çok çekici sektöre en iyi olanakları geliştirerek sundu. Özellikle yüz gençleştirme konusunda, ameliyatsız ve cilde hiç zarar vermeyen teknikleri yakından takip edip öğreniyor, ülkemize getirerek sizlere aktarmaya ve uygulamaya çalışıyoruz. Geldiğimiz en son noktada ise Alltheraphy adı altında 3 farklı uygulamayla cildi her tabakada etkileyerek destekleyebiliyoruz. İlave yöntemlerle de sonucu bütünsel iyileşme olarak yakalayabiliyoruz. Öyle ki bu sayede; 1. Cilt altına ve derinlerdeki astar tabakasına (SMAS) ses dalgası (HIFU) göndererek bu...
Devamını okuyun
  7257 Tıklanma
  0 yorum
7257 Tıklanma
0 yorum

Diş taşı temizliği

Diş eti Hastalığının Belirtileri Nelerdir ? Diş eti iltihabının ilk belirtisi diş etindeki kanamalardır. Diş etlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Diş eti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından çok daha fazladır.Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki , Sağlıklı diş eti açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak – pütürlü bir görünümü vardır.Diş temizliğinin önemi.Güzel ve öz güvenli bir gülüş için en önemli etken temiz dişlere sahip olmaktır. Dişlerimizin temizliği için düzenli diş fırçalama her zaman yeterli olmaz. Gerek tüketilen gıdalar, gerekse çay kahve sigara gibi dişlerde lekelenme yapan materyaller hem diş taşlarına hem de dişlerin üzerlerinde hoş olmayan görüntüye neden olur. Bu durumlarda ağız kokusu, diş eti kanaması, diş etlerinde şişlik gibi sağlığı ilgilendiren sorunların yanı sıra, gülmemizi ve konuşmamızı da etkileyerek sosyal hayatımızda da sorunlara neden olur. Diş temizliği nasıl yapılır Diş taşı...
Devamını okuyun
  6130 Tıklanma
  0 yorum
6130 Tıklanma
0 yorum

Estetik Diş Kaplamalar

Güzel bir gülümseme herkesin hayalidir. Dişlerin gülümseme sırasında yüz ile uyumlu ve estetik görünümü ilk izlenim için büyük önem taşır. Bu nedenle insanlar son yıllarda diş estetiğine giderek daha fazla önem vermeye başladılar. Dişler üzerinde kırık, çürük veya renk değişikliği gibi sorunlar olduğunda estetik diş hekimliği devreye girer ve bu sorunların ortadan kaldırılması için çeşitli uygulamalar yapar. En çok yapılan uygulamalar diş beyazlatma, estetik kaplamalar ve lamina diş uygulamalarıdır. diş kaplama da en çok kullanılan yöntem günümüzde zirkonyum alt yapılı estetik porselen kaplamalardır. Zirkonyum birçok olumlu özelliği nedeni ile diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılan bir malzemedir. Hem estetik olarak, hem de dayanıklılık ve biyolojik uyum olarak son derece iyi sonuçlar alınan bir alt yapı malzemesi olarak zirkonyum güvenle kullanılır. Özellikle dişler için estetik kaygılar daha fazla olduğu için doğal görünen diş kaplamaları yapmak büyük önem taşır. Ön diş kaplamaları yaptırmadan önce uygulama hakkında bilgi almak dezavantaj ve avantajlarını öğrenmek daha sonra...
Devamını okuyun
  16949 Tıklanma
  0 yorum
16949 Tıklanma
0 yorum

Hasta bilgi bankası ve doğrulamalar

Websitemize son günlerde yoğun bir hasta ilgisi doğdu. Bunun temel nedeni websitemize belli bir güvenin oluşması, yeterli üye sayısının olması ve arama motorlarında yükselmiş olmamızdır. Gelen hasta maillerinde sayıca bir artış olsada kalite konusunda sıkıntılar vardır. Verilen bilgiler doğru olmayabilir, insanlar sistemi test ediyor olabilirler yada hasta konuya olan ilgisini yitirmiş olabilir. Bu durumların hepsi gelen hasta maillerini değerlendiren üyelerimize ek bir zaman ve efor kaybına neden olmaktadır. Ben gelen maillerde, WhatsApp numarası vermiş olan her hastaya mesaj atıp numarayı doğrulamaya çalışıyorum. Hastadan bir reaksiyon gelirse bu tedavi isteğine "Telefon Numarası Doğrulanmıştır" iconu ekliyorum. Bu bilgiyi tedavi isteklerinin listelendiği websayfasında görebilirsiniz: http://www.turkiyede-tedavi.com/tedavi-sorgulamalar%C4%B1.html Ek olarak bir özel üyelik konsepti oluşturdum ve her tedavi isteğine ayri bir web sayfası açarak özel üye doktorların tedavi isteklerine ait bilgi ve tecrübelerini yorum olarak paylaşmalarına olanak sağladım. Yani bir doktor üye, hastayı verdiği telefon numarasından arar ve numaranın doğru olmadığını, hastanın yanıltıcı bilgiler verdiğini, bilgilerin hatalı...
Devamını okuyun
  12709 Tıklanma
  0 yorum
12709 Tıklanma
0 yorum

Hastaya telefonla ile cevap verme teknikleri

Telefon görüsmesi içeriği
  13500 Tıklanma
  0 yorum
13500 Tıklanma
0 yorum

Hastaya WhatsApp ile cevap verme teknikleri

WhatsApp'da dikkat edilecek hususlar  
  15611 Tıklanma
  0 yorum
15611 Tıklanma
0 yorum